Tuesday, July 7, 2009

bir takım özgürlükleri savunacağıdım

Uykusuz Dergisi Sayı 50′deki yazımdır:

BİR TAKIM ÖZGÜRLÜKLERİ SAVUNACAĞIDIM, AMA ELALEM NE DER DİYE SAVUNAMIYORUM

Eğer on yaş daha yaşlı bir kişi olsaydım bambaşka biri olabilirdim. On yıl daha önce doğsaydım 80 darbesi çocukluğuma, Özal dönemi de ergenliğime denk gelmezdi. Özal döneminde çıkan muzır yasası -yani küçükleri muzır neşriyattan koruma kanunu- tam da benim çocukluktan çıkıp ergenliğe girdiğim yıllara tesadüf etmezdi. Porno namına her hangi bir neşriyatın zaten ulaşamadığı ücra memleketlerde ikamet etmekte olan ben, gözümün bacak-g.t-meme’den başka şey görmez ve görmek istemez hale geldiği yaşlarda, gazetelerdeki üç kuruşluk bikinili hatun fotoğraflarından bile mahrum kalmazdım. Eğer on yıl daha yaşlı olsaydım, darbeyi ve sonrasını üniversitedeyken yahut yeni yeni çalışmaya başladığım sıralarda yaşamış olurdum ve belki özgürlük mücadelesini bir örgütlenme mücadelesi olarak görür, yaşar, hisseder ve benimserdim. Tüm benliğim g.tteyken, g.tün yasaklanmasıyla kendi benliğimden şüphe etmek zorunda kalmaz, benliğimi kurtarmak adına tüm ilgimi basındaki g.t yasağını kınayan haberlerin takibine vermezdim. Eğer TRT yayınladığı her filmdeki en ufak öpüşme sahnelerini bile kesiyor olmasaydı, Betty Blue sinemada ancak yargıtay kararıyla oynayabiliyor olmasaydı ve filmlerin kesilmeleri ve yasaklanmaları gazetelerde haber haline gelmeseydi, “memleket meselesi” deyince benim aklıma belki g.t yasağı değil de grevler, çatışmalar, savaşlar geliyor olurdu. Böyle olsun isterdim de, o zaman belki kendi derdimle böyle tek başıma ve yapayalnız kalakalmazdım.

Evet, maalesef böyle olmadı; darbeyi ben t.şşaklarıma yedim. Dünyanın en önemli olayını kesilen filmler, sansürlenen gazete ve dergiler olarak bilip öğrendim. Özgürlük mücadelesini ifade özgürlüğü mücadelesi olarak, onun da en merkezi noktasını cinselliğin ifadesinin özgürlüğünün mücadelesi olarak bilip öğrendim. O şekilde yaşadım ve hissettim.

İçinizden “İyi bok yedin” mi diyorsunuz? “Özgürlük deyince s.kinin özgürlüğünü bellediysen yanılmışsın dostum” mu diyorsunuz? Cinselliği keyif, cinsellikle ilgili özgürlükleri savunmayı arsızlık olarak mı görüyorsunuz? İnternette siyasi sitelerin engellenmesini önemsemek dururken porno sitelerin engellenmesini önemsemeyi düşkünlük mü sayıyorsunuz? Siyasi derneklerin kapatılmasına karşı durmaya politik olmak, eşcinsel derneklerin kapatılmasına karşı durmaya lümpen olmak mı diyorsunuz? Memlekette ve hatta dünyada insanlar ölüyorken, insanlar işkence görüyorken, insanlar köle gibi çalıştırılıyorken benim gibi s.kiyle t.şşağıyla meşgul olanları küçümsüyor musunuz, hor mu görüyorsunuz?

Siz küçümseyedurun, sizin yerinize önemseyenler var. Öyle ki onlar kim s.kini tutsun kim tutmasın diye parlamentolarda toplanıp kanunlar çıkarırlar. Siz cinsel özgürlükleri temel özgürlüklerden saymayadurun, onlar cinsel özgürlükleri kısıp açmak suretiyle bireylerin toplumsal rollerini ve toplumsal hiyerarşinin yapısını belirlerler. Siz cinselliği bir hak değil bir keyif olarak değerlendiredurun; dün motosiklete ek vergi geldiğinde zengin oyuncağı deyip onu da küçümsemiştiniz, bugün fotoğraf makinesine gelen aynı ek vergiye itiraz edecek takatiniz yok mu? Siz hak ile keyif arasındaki ince çizgide oyalanırken onlar çizgiyi diledikleri yöne çekiverirler. Siz porno site yasağına karşı duranları otuzbirci diye küçümseyedurun, onlar pornoyu yasaklayarak yasaklamanın meşruiyetini ele geçirirler. Siz porno tüketeni de üreteni de aşağılayadurun; onlar, balık tutarken tayt giyen kadını pornocu, onu beğenip göz ucuyla bakan erkeği otuzbirci sınıfına sokarak sizin aşağılama listenizi sizin bile haberiniz olmadan genişletiverirler. Sİz bütün pornocuları çocuk pornocusu sanadurun, onlar çocuk pornosunu engellemek iddiasıyla toptan pornoyu yasaklayarak sizin yüreğinize su serperler; diğer yandan sigortasız çocuk işçi çalıştırabilmek için ellerinden geleni yaparlar. Siz kadının başını önemseyin kıçını önemsemeyin, onlar her ikisini de sizin yerinize önemsemekle kalmaz, kaç çocuk doğuracağına kadar ayrıntısını bile belirlerler. Siz basında cinsel içerikli yayınları küçümseyedurun; onlar, zararlı içerik tanımlamaları gayet muğlak bırakılmış yasalar sayesinde, olağan cinsel içeriği zararlılıkla itham edip, kendileriyle karşıt görüş taşıyan ama suç teşkil etmeyen yayınları çok güzel susturabilirler. Onlar ki sizin ayıbınızı sizden iyi bilenlerdir. Onlar ki her ne yapıyorlarsa sizin cinselliğe bakışınızdaki ayıpçıliğa dayanarak ve cinsel özgürlükçülere bakışınızdaki küçümsemeye yaslanarak yapanlardır. Onlar ki entelektüel tartışmayı “Yoksa ibne misin?”, “Yoksa pezevenk misin?” diyerek profesyonelce baltalayanlardır. Onlar ki sizin hak aramak için her kalkışmanızda ayıp yerlerinize “cüccük hareketi” yaparak sizi gerisin geriye yerinize oturtanlardır. Onlar ki gençleri zararlı neşriyattan korumak bahanesiyle çıkarttıkları yasalarla sadece ve ustalıkla kendi varlıklarını koruyanlardır.

Siz küçümseyedurun; dün bu memleketin Toramanlı Karagöz’ünü müzelerin depolarında çürümeye terkedenler, bugün bu topraklara ait taş heykellerin ayıp yerlerini bezlerle örtecekler, yarın tarihi balçıkla sıvamayı başaracaklardır. Onlar, -ormanlar hakkında olsun, bilimsel kurumlar hakkında olsun, yahut cinsellik hakkında olsun- öne sürüp sürüp geri çektikleri yasaları, taşı delen su damlaları gibi, toplumun başlangıçtaki direncini yavaş yavaş eriterek hayata geçireceklerdir. Siz geçmişte t.şşaklarınıza gelen darbenin sahibini bugün koruyucunuz sanadurun; onlar dün diz darbesiyle bugün yumruk darbesiyle vuracaklar, istikrarla, değişmeden kalacaklardır.

Sizler dostlarım, aman küçümsemeye devam edin. Aman ha özgürlük savunayım derken ibne yahut pezevenk olmayın. Cinselliksiz ve cinsiyetsiz mücadelenizin gururuyla başınızı dik tutun. Başınız dik halde ufka bakarken rakibinizden t.şşaklarınıza beklemediğiniz ani bir diz darbesi alıp iki büklüm yere kapaklandığınızda ise sakın ola üzülmeyin. Üzülmeyin çünkü tarihin hükmü bir kuşak sürer. T.şşaklarına darbe almış gençlik kendini toparlayıp ayağa kalkana kadar iki kuşak geçmiş olur bile. Ortalıkta “eskiden annem mini etek giyermiş” diye anlatan dede kalmadığında, yeni kuşak kendi durumunu kıyaslıyabileceği her hangi bir şey hatırlamıyor olacak; toplumu ezelden beri o anki gibi sanacak. Sadece t.şşakları anlam veremediği bir şekilde sızım sızım sızlıyor olacak, o kadar…

3 comments:

adulthikayetr said...

seks filmleri

xloxidian said...

divx indir
Erotik Videolar

Thanks

karmikpalamut said...

İyi söylüyorsun, hoş söylüyorsun da memocan, artık eskiyi sadece dedelerin hey gidi günlerinden öğrenmiyoruz ki. Geçmiş fotoğraflarla videolarla bin türlü ıvır zıvırla zaten kayıt altında. Bugünü kabulleniş sadece eskiyi hatırlamayışla açıklanamayacak kadar karışık bir mesele. Ha, günün birinde "1984" deki gibi bir büyükbirader yönetimi gelirse, geçmişi bile kafalarına göre değiştirecekleri için zaten yan basmışız demektir. O zaman hayıflanmak için çok geç olmuş olacak. Ama yine de ben biraz müsterihim, baksana george orwell abi bile takvimi tam tutturamamış.