Wednesday, April 27, 2011
eşşeğin kaçacak yerini bulamayan su
http://www.tknlj.com/devlet-sansuru-yuzune-gozune-bulastirdi/
Monday, January 3, 2011
türkiye' de güzel şeyler de oluyor
Peki bu neden güzel bir haber? Üniversiteyi alt üst edip sorumluların cezalandırıldığı olumsuz bir olay gibi gözüken bu habere niçin bu başlığı attım? Bu olayda iki büyük hayır var efendim. Birincisi şu ki memleketimizde bir porno film tüketim kültürü olduğu halde bir porno film üretim kültürü yok iken ve olabilen sınırlı üretimler de her türlü istismara açık şekilde illegal yollardan yapılmakta iken akademik ortamda bir porno faaliyetinin baş vermesi, aldığı büyük tepkilere rağmen son derece olumlu bir gelişmedir. Bu olay bir ilktir, devamının gelmesi temennimizdir. Ve bu devamlılık ancak mağdurların haklarını korumak için yasal mücadeleden çekinmemeleri, sanat ve ahlak konularındaki kavramsal duruşlarını bozmamalarıyla mümkün olabilecektir.
Olaydaki ikinci hayır ise, kopartılan fırtınanın aslında hiç de ahlaki bir mesele olmadığının açıkça ortaya konulmasıdır. Porno film tezi geçen sene çekilmiş. Görevden uzaklaştırılan öğretim üyesi ise geçmiş aylarda değişen okul yönetimiyle sorunlar yaşayan kişilerden imiş. ( bkz: röportaj ) Geçen sene olay çıkarmamış bir faaliyetin bu sene ne tesadüf ki ilişkisel gerginlikler esnasında olay çıkarıvermesi, ahlaki gözüken meselelerin aslında nasıl da birilerinin kişisel çıkarlarını korumak işlevini yürüttüklerini açıkça gösteriyor. Ahlak, gerçek ahlaki ilişkilerden çok iktidar ilişkilerinin bekçisi benim anladığım kadarıyla.
Olayla ilgili bir kaç bağlantı:
Tempo Dergisi
Radikal' de Cüneyt Özdemir' in yazısı
Bilgileaks, öğrenci blogu
Tuesday, October 26, 2010
"Açık Saçık Giyinerek İnsanlara Zulmetmeyin"
http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/39717
Doksanlı yılların başlarıydı sanırım, Refah Partisi oy patlamasını yeni yapmıştı. Hasan Kaçan dindarlığını yeni açıklamıştı. Biz de arada bir radyoyu ya da televizyonu karıştırıp dindar kanallar bulur, gündelik hayatımızın gayet olağan durumları üzerine sanki kıyamet alametiymişler de dünya batıyormuş gibi yorumlar yapan hacı hocaları dinler, böylesi bir dünya görüşü üzerine radyo tv kanalı kurulmasına, programlar yapılmasına gülüp eğlenirdik. Onbeş sene öncesinin komikliği bugünün normali oldu. Dindar kanallar ve programlar bugün komik değil, olağan. Bugünün komikliği de onbeş sene sonrasının olağanı olacaktır. Bugünün abesliği de onbeş sene sonrasının normali olacaktır. Onbeş sene sonra 'ahahaha, bi videoda adam açık giyinmek erkeklere zulmetmektir diyodu yaa, ne komikti' demiyeceğiz, erkeklere zulmetmesinler diye kadınları kapatıyor olacağız.
Evet, kadın çıplaklığının erkeklere zulüm olduğu iddia eden bu videodaki bakışın on beş sene sonrasının normali olması son derece muhtemeldir. Çünkü, evet, kadın çıplaklığı erkeklere zulümdür... Çünkü kadın vücudunun görüntüsü erkekte cinsel istek uyandırır, ve bu istek doğrultusunda davranamayan erkek gerçekten zulüm görür, azap çeker. Bu videoda ifade edilen dünya görüşü, arkasını bir gerçekliğe yasladığı için, günü geldiğinde toplumda hakim görüş olabilmesinin önünde en azından mantıksal bir engel yoktur.
Yalnız bu videodaki beyefendi, arkasını yasladığı gerçekliğin sadece sırtına değen kısmını anlatıyor, tamamını ifade etmiyor. Evet kadın çıplaklığı erkeklere zulümdür, fakat her erkeğe zulüm değildir. Bazı erkeklere zulümdür. Karşısında açık giyinmiş kadın gördüğünde aklına gelen cinsel ilişki tahayyülüyle baş etmenin psikodinamiklerine sahip olmayan erkeklere zulümdür. Karşısındaki kadınla cinsel ilişki olasılığını tartarak hareket edebilecek davranış yelpazesine sahip olmayan erkeklere zulümdür. Kadını daima kapalı, daima sosyal alanın dışında, başına "fena" bir iş gelmemesi için daima erkek denetiminde görüp öğrenen erkeklere zulümdür. Hiç bir sosyal alanda kadınla karşılaşmamış, okulda tenefüste kadınla muhabbet etmemiş, yolda kadına adres sormamış, ofiste kadınla öğlen yemeği yememiş erkeklere zulümdür. Önce toplum içinde kadından ayrıştırılarak kadına yabancılaştırılmış, sonra kendisine sadece cinsel bağlamda kadın gösterilmiş erkeklere zulümdür. Önce zulme müsait hale getirilmiş erkeklere zulümdür.
Şu durumda bu zulmün adı "çıplak kadının erkeğe zulmü" müdür? Hayır, bu zulmün adı "eksik sosyallik yüzünden yaşanamayan cinselliğin herkese zulmü"dür. Bu zulüm, toplumsal olanaklar elvermediği için cinsel arzularını ifade etmenin ve yaşamanın yordamını öğrenemeyen ve uygulayamayan bireylerin gördüğü zulümdür. Kadınlarla iletişimi engellenen erkeklerin gördüğü zulümdür, erkeklerle iletişimi engellenen kadınların gördüğü zulümdür, hemcinsleriyle iletişimi engellenen eşcinsellerin gördüğü zulümdür. Kadınlı erkekli ortamları yorumlayabilecekleri sosyal melekeleri hiç olmuşmadığı için her gördükleri yakınlığı, güzel teni ve ince sesi cinsellikten ibaret sananlar tarafından tecavüze uğrayan ve öldürülen kadınların ve çocukların gördüğü zulümdür. Bu zulüm, hemcinsiyle ilişkiye giren ama aynı ilişki kendisine teklif edildiğinde sinirlenen, ayrımcı dünya görüşü yüzünden kendi eşcinselliğini kabullenemeyen eşcinseller tarafından öldürülen transseksüellerin gördüğü zulümdür. Bu zulüm erkeklere zulmettikleri bahanesiyle zulmedilmeleri meşrulaştırılan kadınların gördüğü zulümdür. Bu zulüm hasbelkader cinselliğini yaşayabiliyorken eve kapatılmak tehditiyle burun buruna gelenlerin gördüğü zulümdür. Bu zulüm yarın haremlik selamlık bir yaşantıya mahkum edilecek ve kadınlı erkekli sosyalliği asla öğrenemeyecek ve içindeki cinselliğin ağırlığıyla ezilecek olan gelecek nesillerin görecekleri zulümdür. Bu zulüm yarın hepimizin görecek olduğumuz zulümdür.
Saturday, July 17, 2010
sansüre karşı yürüyüşte idik

Bugün, yani 17 Temmuz cumartesi günü düzenlenen internet sansürünü protesto amaçlı yürüyüşte biz de vardık. İnci Sözlükçülerin çoğunlukta gözüktüğü yürüyüşte muhtemelen Ekşi Sözlükçüler ve diğer bazı sitelerden kişiler de vardı. Penguen Dergisi'nden Erdil Yaşaroğlu'nu ve Kaan Sezyum'u gördüm. Uykusuz'dan ben, Ersin Karabulut, Barış Uygur, Oky ve geçerken yürüyüşün ortasında kalan Anıl Duman vardık. Pankart yaptırmayı son dakikaya bırkatığım için arkadan koşturarak yetiştiğim yürüyüş umduğumdan kısa sürdü. Gayet eğlenceliydi fakat ne kadar etkiliydi bilemem. Yürüyüşçülerin yanından geçen bir kadın "nolmuş ki internete?" dedi, sansüre karşı yürüdüğümüzü söyleyen genç arkadaşa da "aman iyi halt ediyorsunuz" diye terslendi. Hayatımda ilk defa bir yürüyüşe katıldım, "por-no-ma! do-kun-ma!" diye slogan attım, kim olduğunu bilmediğim birilerine röportaj verdim. Sevgili Sezyum'la da böyle bir yürüyüş hatırası fotoğrafımız oldu.
Tuesday, July 7, 2009
iffet katakullisi
Diyelim ki pornosuz bir dünyanın çekilir bir dünya olduğuna kendimizi inandırdak, sezimizi çıkartmadık ve porno bulundurmak suç oldu. İş bununla bitti mi? Hayır, akabinde başka bir takım haberlerden öğrendik ki, bir dizideki uzun bir öpüşme sahnesi dizinin ceza almasına sebep olmuş; bir reklam, kadının şehvetli öpüşmesi dolayısıyla yasaklanmış. "Size ne oluyor, ben rahatsız olmadım, kızımla oturup paşa paşa seyrettim" diyebilen bir babayiğit çıktı mı? Kızıyla izlerken rahatsız olmayan çıktı mı demiyorum dikkat ederseniz, zira en azından benim yaşım kadar süredir, tv'de bu tür sahneleri ve reklamları karısıyla kızıyla evladıyla seyreden bir halk bulunduğunu bildiğimden, rahatsız olmayan pek çok kişinin de bulunduğundan fazla şüphem yok; bu rahatsız olmayanların arasından çıkıp "rahatsız olmadım" diyebilen var mı?.. Yok, çünkü biliyor ki diyecek olursa gavat olacak, ırz düşmanı olacak.
Bu tür durumları ancak haber olduklarında öğreniyoruz; bir dünya meselesi, bir dünya görüşü meselesi olarak değerlendirip fikir yürütüyoruz. Asıl mesele şu ki, bu durumlar üst üste bir kaç kere vuku bulduktan sonra artık haber değerini yitirip olağanlaşıyorlar. Haber konusu olmadan vuku bulmaya devam ediyor ve biz farketmeden bizim hayat standartlarımızı belirler hale geliyorlar. Biz, bize dayatılan iffet değerlerinin baskısından çekinerek sesimizi çıkarmadığımız sürece bu dayatmaların sınırı pornoyu yasaklamaktan uzun öpüşme sahnesini yasaklamaya kadar gelip elbette orada durmayacak; yarın kızının başını kapatmayan ve kapatmamakta sakınca görmediğini ifade eden gavat olacaktır, öbür gün oğlunu beşik kertmesiyle değil de iki yıldır birlekte yaşadığı sevgilisiyle evlendiren ve bunu savunmaya kalkışan pezevenk olacaktır. Bunları savunmaya kalkışan kadınlarsa zaten bugün bile yeterince orospu pozisyonundadırlar. Tabi ki biz bu gavatlık ve orospuluk korkusu içindeyken erişime engellenen porno sitelere şu ya da bu yolla girdiği tespit edilenlere ceza yolu açıldığında da ses çıkaramayacağız. Sadece porno değil engellenmiş bir siyasi siteye, kapatılmış evrim yandaşı bir siteye girdik diye hapse girmemiz söz konusu olduğunda ise bırakınız ses çıkarmayı, bu durum haber değerini bile çoktan yitirmiş olacak.
Ne demişler, ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. Eğer ki porno üretmekte ve tüketmekte bir terbiyesizlik, bir iffetsizlik, bir namuzsuzluk görüyorsanız ve pornoyu buna rağmen arsızca tüketiyorsanız tasalanmayınız, pek yakında cinsel çağrışımlı her türlü toplumsal davranışın, ticari ürünün ve kültürel ifade biçiminin yasaklanması suretiyle sizin olduğunuz gibi görünmeniz sağlanacaktır. Yok eğer pornoda bir terbiyesizlik, iffetsizlik ve namussuzluk görmeksizin samimiyetle tüketiyorsanız lütfen olduğunuz gibi görününüz! İffetsizlik ve namussuzluk başkalarının size yakıştırdıkları olumsuzluklardır; bu sıfatlardan korkmak, bu sıfatları fiilen üstlenmek demektir. Bu sıfatları üstlenmeyiniz! Bugüne kadar iffetsizlikle alakası bulunmamış olan yaşam biçiminizin bu günden sonra birileri öyle dedi diye iffetsizleşeceği yoktur. Yaşadığınız ve inandığınız gerçekliği sonuna kadar savununuz! İffet katakullisine gelmeyiniz! Biliniz ki cinsel davranış ve cinsel ifade özgürlüğü isteyenlere gavat ve orospu diyenler ve içki yasağına karşı çıkanlara sarhoş diyenler, grevci sendikacılara "yediğiniz tabağa sıçıyorsunuz" diyenlerle aynı kişilerdir, insanlar ölmesin diyenleri öldürenlerle aynı kişilerdir! Toplumsal etiği sahipleniniz, yaşam biçiminizi savunmak için sesinizi çıkarınız!..
bir takım özgürlükleri savunacağıdım
Uykusuz Dergisi Sayı 50′deki yazımdır:
BİR TAKIM ÖZGÜRLÜKLERİ SAVUNACAĞIDIM, AMA ELALEM NE DER DİYE SAVUNAMIYORUM
Eğer on yaş daha yaşlı bir kişi olsaydım bambaşka biri olabilirdim. On yıl daha önce doğsaydım 80 darbesi çocukluğuma, Özal dönemi de ergenliğime denk gelmezdi. Özal döneminde çıkan muzır yasası -yani küçükleri muzır neşriyattan koruma kanunu- tam da benim çocukluktan çıkıp ergenliğe girdiğim yıllara tesadüf etmezdi. Porno namına her hangi bir neşriyatın zaten ulaşamadığı ücra memleketlerde ikamet etmekte olan ben, gözümün bacak-g.t-meme’den başka şey görmez ve görmek istemez hale geldiği yaşlarda, gazetelerdeki üç kuruşluk bikinili hatun fotoğraflarından bile mahrum kalmazdım. Eğer on yıl daha yaşlı olsaydım, darbeyi ve sonrasını üniversitedeyken yahut yeni yeni çalışmaya başladığım sıralarda yaşamış olurdum ve belki özgürlük mücadelesini bir örgütlenme mücadelesi olarak görür, yaşar, hisseder ve benimserdim. Tüm benliğim g.tteyken, g.tün yasaklanmasıyla kendi benliğimden şüphe etmek zorunda kalmaz, benliğimi kurtarmak adına tüm ilgimi basındaki g.t yasağını kınayan haberlerin takibine vermezdim. Eğer TRT yayınladığı her filmdeki en ufak öpüşme sahnelerini bile kesiyor olmasaydı, Betty Blue sinemada ancak yargıtay kararıyla oynayabiliyor olmasaydı ve filmlerin kesilmeleri ve yasaklanmaları gazetelerde haber haline gelmeseydi, “memleket meselesi” deyince benim aklıma belki g.t yasağı değil de grevler, çatışmalar, savaşlar geliyor olurdu. Böyle olsun isterdim de, o zaman belki kendi derdimle böyle tek başıma ve yapayalnız kalakalmazdım.
Evet, maalesef böyle olmadı; darbeyi ben t.şşaklarıma yedim. Dünyanın en önemli olayını kesilen filmler, sansürlenen gazete ve dergiler olarak bilip öğrendim. Özgürlük mücadelesini ifade özgürlüğü mücadelesi olarak, onun da en merkezi noktasını cinselliğin ifadesinin özgürlüğünün mücadelesi olarak bilip öğrendim. O şekilde yaşadım ve hissettim.
İçinizden “İyi bok yedin” mi diyorsunuz? “Özgürlük deyince s.kinin özgürlüğünü bellediysen yanılmışsın dostum” mu diyorsunuz? Cinselliği keyif, cinsellikle ilgili özgürlükleri savunmayı arsızlık olarak mı görüyorsunuz? İnternette siyasi sitelerin engellenmesini önemsemek dururken porno sitelerin engellenmesini önemsemeyi düşkünlük mü sayıyorsunuz? Siyasi derneklerin kapatılmasına karşı durmaya politik olmak, eşcinsel derneklerin kapatılmasına karşı durmaya lümpen olmak mı diyorsunuz? Memlekette ve hatta dünyada insanlar ölüyorken, insanlar işkence görüyorken, insanlar köle gibi çalıştırılıyorken benim gibi s.kiyle t.şşağıyla meşgul olanları küçümsüyor musunuz, hor mu görüyorsunuz?
Siz küçümseyedurun, sizin yerinize önemseyenler var. Öyle ki onlar kim s.kini tutsun kim tutmasın diye parlamentolarda toplanıp kanunlar çıkarırlar. Siz cinsel özgürlükleri temel özgürlüklerden saymayadurun, onlar cinsel özgürlükleri kısıp açmak suretiyle bireylerin toplumsal rollerini ve toplumsal hiyerarşinin yapısını belirlerler. Siz cinselliği bir hak değil bir keyif olarak değerlendiredurun; dün motosiklete ek vergi geldiğinde zengin oyuncağı deyip onu da küçümsemiştiniz, bugün fotoğraf makinesine gelen aynı ek vergiye itiraz edecek takatiniz yok mu? Siz hak ile keyif arasındaki ince çizgide oyalanırken onlar çizgiyi diledikleri yöne çekiverirler. Siz porno site yasağına karşı duranları otuzbirci diye küçümseyedurun, onlar pornoyu yasaklayarak yasaklamanın meşruiyetini ele geçirirler. Siz porno tüketeni de üreteni de aşağılayadurun; onlar, balık tutarken tayt giyen kadını pornocu, onu beğenip göz ucuyla bakan erkeği otuzbirci sınıfına sokarak sizin aşağılama listenizi sizin bile haberiniz olmadan genişletiverirler. Sİz bütün pornocuları çocuk pornocusu sanadurun, onlar çocuk pornosunu engellemek iddiasıyla toptan pornoyu yasaklayarak sizin yüreğinize su serperler; diğer yandan sigortasız çocuk işçi çalıştırabilmek için ellerinden geleni yaparlar. Siz kadının başını önemseyin kıçını önemsemeyin, onlar her ikisini de sizin yerinize önemsemekle kalmaz, kaç çocuk doğuracağına kadar ayrıntısını bile belirlerler. Siz basında cinsel içerikli yayınları küçümseyedurun; onlar, zararlı içerik tanımlamaları gayet muğlak bırakılmış yasalar sayesinde, olağan cinsel içeriği zararlılıkla itham edip, kendileriyle karşıt görüş taşıyan ama suç teşkil etmeyen yayınları çok güzel susturabilirler. Onlar ki sizin ayıbınızı sizden iyi bilenlerdir. Onlar ki her ne yapıyorlarsa sizin cinselliğe bakışınızdaki ayıpçıliğa dayanarak ve cinsel özgürlükçülere bakışınızdaki küçümsemeye yaslanarak yapanlardır. Onlar ki entelektüel tartışmayı “Yoksa ibne misin?”, “Yoksa pezevenk misin?” diyerek profesyonelce baltalayanlardır. Onlar ki sizin hak aramak için her kalkışmanızda ayıp yerlerinize “cüccük hareketi” yaparak sizi gerisin geriye yerinize oturtanlardır. Onlar ki gençleri zararlı neşriyattan korumak bahanesiyle çıkarttıkları yasalarla sadece ve ustalıkla kendi varlıklarını koruyanlardır.
Siz küçümseyedurun; dün bu memleketin Toramanlı Karagöz’ünü müzelerin depolarında çürümeye terkedenler, bugün bu topraklara ait taş heykellerin ayıp yerlerini bezlerle örtecekler, yarın tarihi balçıkla sıvamayı başaracaklardır. Onlar, -ormanlar hakkında olsun, bilimsel kurumlar hakkında olsun, yahut cinsellik hakkında olsun- öne sürüp sürüp geri çektikleri yasaları, taşı delen su damlaları gibi, toplumun başlangıçtaki direncini yavaş yavaş eriterek hayata geçireceklerdir. Siz geçmişte t.şşaklarınıza gelen darbenin sahibini bugün koruyucunuz sanadurun; onlar dün diz darbesiyle bugün yumruk darbesiyle vuracaklar, istikrarla, değişmeden kalacaklardır.
Sizler dostlarım, aman küçümsemeye devam edin. Aman ha özgürlük savunayım derken ibne yahut pezevenk olmayın. Cinselliksiz ve cinsiyetsiz mücadelenizin gururuyla başınızı dik tutun. Başınız dik halde ufka bakarken rakibinizden t.şşaklarınıza beklemediğiniz ani bir diz darbesi alıp iki büklüm yere kapaklandığınızda ise sakın ola üzülmeyin. Üzülmeyin çünkü tarihin hükmü bir kuşak sürer. T.şşaklarına darbe almış gençlik kendini toparlayıp ayağa kalkana kadar iki kuşak geçmiş olur bile. Ortalıkta “eskiden annem mini etek giyermiş” diye anlatan dede kalmadığında, yeni kuşak kendi durumunu kıyaslıyabileceği her hangi bir şey hatırlamıyor olacak; toplumu ezelden beri o anki gibi sanacak. Sadece t.şşakları anlam veremediği bir şekilde sızım sızım sızlıyor olacak, o kadar…
Friday, October 10, 2008
pornoma dokunma! -bannerler-

<a href="http://pornomadokunma.blogspot.com" target="_blank"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgviXyj_NAIYnem99qgSmQLeHWD35yjc0nh-iZJOuUbhTqlJFOw-eMss_cWkbaQEAvLlAWrRcPTBJtddChLkBryHXI1d4rPBndIa_D9WMXOkMbQBu_-GKr-VqVbrTLkvP-JnfJe0-Ek3Z0b/s1600-r/bannerikili.jpg" width="200" height="60" alt="pornomadokunma.blogspot.com" border="0"></a>

<a href="http://pornomadokunma.blogspot.com" target="_blank"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiXi15zSYk2ZJ2nYQBDi8YMioycDVZRmAsNLVC4VHiidFrT_kWvRcOyaOjVdYXU7gMMDJ_SKIYefeEeImiO9KjXqbCIvo61ejl9kjloO6mDAjavs5XsBldPBXSm4pnu5yLw-UfqC99RiY09/s1600-r/buotuzbirbanner2.jpg" width="468" height="60" alt="pornomadokunma.blogspot.com" border="0"></a>


